Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesinin idrak edileceği bugün, cuma namazından önce Kırcaali Merkez Camisinde bulunan Peygamber Efendimizin (SAV) Sakalı Şerif’i Müslümanların ziyaretine açıldı.

Yüzlerce mümin Hz. Muhammed’e tekbir ve salâvatlar getirerek onun mübarek sakalına dokunma şerefini yaşadılar, gözyaşına hâkim olamadılar.

 

Rivayetlere göre, Sakalı Şerif Osmanlı yönetimi döneminde iktidarı kaybedilen Vidin’den Kırcaali’ye getiriliyor ve günümüze kadar bu camide korunuyor.

Başka bir rivayet üzere ise, Sakal-ı Şerif Kırcaali Camisine 1951 yılında Arnavut Bozacı lâkaplı biri tarafından Vidin’den buraya yerleşmek üzere gelmesiyle beraberinde getirilmiştir.

Sakalı Şerif, cam kapaklı, ağaçtan yapılmış bir kutunun içinde 50 tane beze sarılı olarak başka bir kutunun içinde cami minberinin yanında bulunan taş duvardaki bir delikte muhafaza ediliyor.

Saat 12.00 sularında Merkez caminin imamlarından Avni Tahir Hoca kutunun içindeki bezlere sarılı Sakalı Şerifi açtı ve bir bir camide bulunan Müslümanların ziyaretine sundu. Daha sonra kadınlar bölümüne götürülen Sakalı Şerif, Bölge Müftüsü Beyhan Mehmed’in eşi Sibel Hanım tarafından müminlerin bir bir ziyaretine sunuldu. Kırcaali Müslümanları Hz. Muhammed’in kendilerine kıyamet gününde şefaat etmesini ümit ederek, onun mübarek sakalından gözyaşları içinde ayrıldılar.

Sakalı Şerif ile vedalaşan Müslümanlar imam Erdinç Hayrullah’ın başta olmak üzere cuma namazını kılmak için tekrar camiye toplanmaya başladılar.

Kırcaali Haber okuyucuları için Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmed Sakal-ı Şerif’in İslâm dinindeki ehemmiyetini şöyle açıkladı:

 

“Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah ve vessalatu vessalamu ala resulina.

Peygamber Efendimiz aleme rahmet olarak gönderilmiştir. Ruh itibariyle Hz. Adem’den önce yaratılmış, beden ve cismaniyet itibariyle de bütün Peygamberlerden sonra gelmiştir. Bundan dolayı da bütün Peygamberlerin güzel yönlerini kendi bünyesinde barındırmıştır. Kuranı Kerim Peygamber Efendimizle alakalı, “Ya Muhammed, sen en yüce, en güzel ahlak üzere yaratıldın buyuruyor”. Bundan dolayı da Hz. İsa Peygamber olduğu halde kendisine ümmet olmak istiyor. Nitekim bugün Hıristiyanlıkta olsun, İslam dininde olsun Hz. İsa’nın tekrar geri dönmesiyle ilgili Hadis bölümünde bilgiler mevcutur. Peygamber Efendimiz (SAV) künye itibariyle Habibullah “Allah’ın Sevgilisi” makamına yükselmiştir. Bu künye başka hiçbir Peygambere verilmemiştir. Hatta bazı menkıbelerde Adem Alleyhisselam Cennet’te yasak olan meyveden yediğinde Hz. Adem dahi “Ya Rabbi, Hz. Muhammed ümmetine beni affet!” diye dilekte bulunuyor ve Yüce Allah onu o doğrultuda affediyor. Efendimizi, Sahabei Güzin Efendilerimiz, yani o dönemde yaşayan Müslümanlar çok seviyorlardı. Nitekim, Peygamber Efendimiz, “Kendinizden, eşinizden, çocuklarınızdan, malınızdan, mülkünüzden beni fazla tercih etmedikçe gerçek manada imana ermiş sayılmazsınız” buyuruyor. Dolayısıyla gerçek manada iman etmemiz Peygamberi her şeyin önüne almamızla olacaktır. Nitekim yarın Cennet’e girmemiz de Peygamber Efendimizin şefaatiyle olacaktır. Bundan dolayı bugün bizim gibi Efendimiz sakalını kazımamış, küçültmüştür. O, sakalını makasla küçülttüğünde de sahabeler koşuşturarak onları toplamışlar. Hatta affınıza sığınarak, Efendmizin çok nadir tükürdüğü olmuş. İşte onun tükürüklerini dahi toparlayarak, şifa niyetiyle sahabeler üzerlerine sürmüşlerdir. Şimdi Resmiye Hanım, bugünün şartlarını kıyaslayalım. Tarkan bugün sahnede olsa, birşeyler yapsa, gençler nasıl seviniyorlar, değil mi? Veya onun yerinde başka bir popstar da olabilir. Günümüzün gençleri onlara özeniyorlar. Ama Müslümanlar gerçek manada model olan insan Allah’a inanan, yarın ahiret gününden beklentileri olan ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnektir. Halid bin Velid, çetin bir savaş esnasında sahabilere, “Benim sarığımı bulun” diye talimat veriyor. Onlar sarığı bulamıyorlar ve o tekrar sarığın bulunması için talimat veriyor. Sarığın savaşta tercihe şayan bir şey olmadığı için sahabiler sebebini soruyorlar. Halid bin Velid sarığın içinden Peygamber Efendimizin Sakalı Şerifini çıkartıyor ve “Beni savaşlarda müvaffak kılmaya vesile olan Peygamber Efendimizin Sakalı Şerifidir” diyor. Dünyanın dört bir yanında bugün Sakalı Şerif barındıran camilerimiz var. Bulgaristan’da bildiğim kadarıyla sayıları oldukça az. Bu şerefe nail olan camilerden biri de Kırcaali Camiimiz. Bunun dışında Şumnu’da var. Sofya ve Vidin camiilerinde olduğunu biliyorum, kesin olmamakla beraber. Diğer camilerde de olup olmadığını bilmiyorum haliyle. Bugün Kırcaali Camiisinde Sakalı Şerif ziyareti düzenlendi. Rabbim, tüm Müslümanlara Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmayı, yarın kıyamet gününde de ona komşu olmayı nasip eylesin, şefaatine nail eylesin”.

 

Beyhan Hoca, Kırcaali camisinin 400 yılık bir tarihçesinden bahsedildiğini ancak bunu doğrulayan hiçbir belgenin bulunmadığını belirtti. Bununla beraber caminin barındırdığı Sakalı Şerifin tarihine dair de bugüne dek kesin bir bilgiye sahip olunmadığını paylaştı.

 

Resmiye MÜMÜN

Yorumlar

  1. ozcan diyor ki:

    ya orda neden o sakali gosteren kisi ayricalikli ve sert hareketlerde bulunuyor kimi eliyle uzerinden biseyler yaparken ses cikarmiyor bazi kiselirinde ellerini kakaliyor ne bu yani simdi ben olsam cikista onu doverdim.